h Prof. Dr. Rehat Faikoğlu HERB.KOLOG MUYUZ | Heykadın
 

Prof. Dr. Rehat Faikoğlu – HERB.KOLOG MUYUZ?

Paylaş
 

 

İLGİNÇ BİR TOPLUMUZ

Eskiler şahsına münhasır derlerdi. Günümüzde kendine özgü diyoruz.

Kültürü, örf ve ananeleri, yaşam biçimleri alışkanlıkları farklıdır her toplumun. Hatta fizyonomi ve anatomileri de farklıdır toplumların.

Dilleri ayni kökten gelse bile coğrafi özelliklerden dolayı farklı olabilmektedir. Her ne kadar günümüzde pek fark kalmadı ise de bir toplumdan bahsedince, belirgin farklılıkları toplulukların hala taşıdıkları görülmektedir. Evet, dünya globalleşmektedir. Bu günkü ulaşım araçları, iletişim teknolojileri insanlar arasındaki farklılıkları asgariye indirmektedir.

Çinli çekik gözlülüğünü, Boşnak iri yapı, sarışın ve uzun boyluluğunu, Japonların bir birine benzerliğini ve hepsinin 27 ile 29 numaralar arasında değişen ayakkabı giydiğini görüyoruz.

Günümüzde Teknoloji, iletişim ve ulaşım imkânlarından dolayı hiçbir toplum artık ari bir ırk olduğunu iddia edemez. Hele imparatorluklar bu ayrımı bir hayli kaldırmıştır.

Siz 600 sene beraber yaşayacaksınız çok belirgin özelliklerin haricinde birbirinize benzemeyeceksiniz. Mümkün mü?

Rahmetli eski başbakanlardan Sn. Bülent Ecevit şiirinde ‘’düşünürsen anlarsın Yunanlı ile kardeş olduğunu‘’ derken bunu mu kastetmişti?

Günümüz Türkçesi’nde halen dört bin, Yunanca’da ise Türkçe’den geçmiş yedi bin kelime olduğunu söylemekte glosologlar. Ufak tefek ayrıcalıklar haricinde birbirimize çok benziyoruz Yunanlılarla demiyor muyuz?

Mutfağımız aynı fizyonomilerimiz aynı. Keder de ve tasada da aynıyız inanın. Aynı şeylere güleriz, aynı şeylere ağlarız Yunanlı ile. Bizim de Karadeniz fıkralarımız vardır onların da.

Bizim Temel ile Dursun onlarda Yorikas ve Kostikas olmuştur sadece. Fıkraların içerikleri dahi aynı… Aynı olmayan herkesin gördüğü gibi son zamanlarda yönetici ve yönetim şekillerimiz değil mi? Laikliğin L’si olmayan bağnaz, Ortodoksluğun yeryüzündeki temsilcileri olduğunu zanneden Yunanlıların yeni başbakanlarını gördük. Ben Ateistim dedi. Halktan çıt yok.

Resmi evlilik kurumunu hiçe saydı. Halktan tık yok. Biz Türk halkı olarak onlara benzemeyelim. Ama biz bizden olmayanları da dışlamayalım. En güzel, en kutsal, en hoş görülü dine sahip bizler dinimizin değerini bilelim.

Din, Allah’la kul arasındadır. Bireyler olarak dini vecibelerimizi yapalım. Yapalım da yapmayanları lütfen ötekileştirmeyelim. Alevi kardeşlerimizin günahı ne? Kişisel hak ve özgürlüklere saygı duyalım ve yaygınlaştıralım.

Dini ibadetlerimizi(İmam Hatip mezunu kardeşlerimizi tenzih ediyorum) ibadethanelerde, Üniversite mezunu ilahiyat mezunu din görevlilerimizin ardında gerçekleştirelim. Bu olayı ben ebe ile Kadın Doğum Uzmanı hekimin doğum yaptırması farkına benzetirim.

Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllarda yazma okuma oranımız %5-10 idi. Yeterince imamımız yoktu. Şimdi öylemi?

İlahiyat mezunlarımızın sayısı yakında tüm ibadethanelerde görevlendirilecek sayıya ulaşmıştır. Dogmalarla, fobilerle dini öğretmeyelim. Dini vecibeleri yerine getirmeyenleri korkutarak değil İslam’ın güzelliklerini anlatarak öğretelim.

Cehennemden yanma tasvirleri ile kimseyi korkutmayalım. Cezalandırma veya ödüllendirmenin Allah’a ait olduğunu bilelim, kabullenelim ve öğretelim. Güzellikleri paylaşalım. Dogmaları, fobileri değil. Yaratmanın ve yok etmenin sadece Allah’a ait olduğunu bilelim. Biliriz, biliriz de paylaşmayız. Bir de bilmediğini bilen bir toplum değil miyiz? Neden literatürümüzde bizim bilmiyorum kelimesi yoktur. Ne sorulsa biliriz.

İlginçliklerimize müteakip yazımda devam edeceğim. Çok merak ediyorum. Acaba biz toplum olarak herb.kologmuyuz.  Ne dersiniz?

 

 

Kalın sağlıcakla…

Prof. Dr. Rehat Faikoğlu / www.heykadin.com.tr

 

 

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe