h Nesrin Özlek - MUTLU İNSAN NEDEN AZ? | Heykadın
 

Nesrin Özlek – MUTLU İNSAN NEDEN AZ?

Paylaş
 

 

Kainatın ve bizlerin var oluşu sevgi ve aşk ile oldu. Var olabilen her şey gibi…

Sevgi ve aşk olmadan her şey gri…

Kimi eşine, kimi işine, kimi kendine, kimi de mutluluk ve huzur bulduğu herşeyi sever ve aşıktır.

Hiç düşündünüz mü? Bir insan hiç hoşlanmadığı bir insan modeline aşık olur mu? Ya da onunla vakit geçirebilir mi? Diye… Ya da sevmediği işi yapan birinin yüzünden bıkkınlığı, mutsuzluğu okudunuz mu?

Çevremde ki insanları hep gözlemlerim. Sanırım en büyük yetilerimden biri gözlemlemek. Bunu yapmak bana inanılmaz mutluluk veriyor. Onların davranışlarını, nelerden hoşlanıp nelerden mutsuz olduklarını gözlemlemek ilgimi çekiyor.

Çevremde ne kadar mutlu evlilik varsa her iki cins de birbirine o kadar saygılı ve sevgi dolu ki… Sevgilerini kaybetmemek için birbirlerini iyi gözlemlemiş, birbirlerini mutlu etmenin yollarını keşfetmişler. Sevgi ve aşklarını korumak için ne gerekiyorsa yapıyorlar ve çok mutlular. Ama sayıları malesef çok az 🙁

Çevremde çalışanlardan mutlu olanların sayısı da mutlu evli çiftler kadar az! Neden mi? Türkiye’de bir çok insan sevmediği işi yapıyor da ondan.

Arkadaşlıklarda da bu böyledir. Sevemediğiniz insanların yanında vakit geçirmek istemez hatta farkında olmadan onlarla vakit geçirmemek için bahaneler bile üretirsiniz. Çünkü bulunacağınız ortam size mutluluk vermeyecek. Mutlu olmadığınız bir ortamda bulutlu hava gibi gri olacak.

Sevemediğiniz semtte hatta evde bile oturamazsınız. Ne yapar yapar o mekandan ayrı kendinizi iyi hissedebileceğiniz bir yere taşınırsınız.

Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Mutlu evlilikler de çiftler, tüm sıkıntıları göğüsler maddi manevi sorunları aşarlar. Dışardan bu mutlu çifti görenler, hiçbir sıkıntısı yok zanneder.

Çalışan insan da işini seviyor ve tabiri caizse işine aşıksa tüm maddi ve manevi sıkıntılara rağmen yüzü gülerek iş yapar. Dışardan görenler maddi manevi kazanımı yüksek bir yerde çalışıyor zanneder.

Bir de bunların tam tersini düşünelim.

Sevemediğiniz bir insanla evlisiniz, sevmediğiniz bir işi yapıyorsunuz, sevmediğiniz insanlarla arkadaşlık etmeye çalışıyorsunuz… Bunlar çoğaltılabilir.

Dışardan bu insanlar maddi manevi çok kötü görünürler. Kendileri de muhteşem bir dünyada adeta cehennemde yaşarlar. Ne üretebilirler ne kendilerine ne de çevrelerindekilere faydalı olabilirler. Mutsuz ve huzursuz olmak onları körelttiği gibi, etraflarına da iyi bir enerji veremez ve körelirler.

Eşini, işini, arkadaşını, evini, semtini bile sevmek, insana huzur ve mutluluk verdiği gibi aşamayacağı engel kalmaz. Etrafına pozitif bir enerji yayar. Anlayacağınız insan yoklukta bile olsa ortaya müthiş şeyler çıkarabilir. Kısaca kendisini cennette hisseder. Bu duygu da o insana, güç, enerji, mutluluk, huzur ve sorunlara çözüm üretebilme yetisi kazandırır.

Uzun lafın kısası sevgi ve aşk yoksa, hiçbir şeyde renk yoktur. Herşey tıpkı bulutlu ve kasvetli hava gibi gridir. Mutluluk, huzur, kalite, zenginlik, üretim, başarı sevgi ve aşkın olmadığı yerde bulunmaz.

Hiçbir şey için geç kalınmamıştır. Gri bir hayatı renkli bir dünyaya çevirmek bizim elimizde…

Hayatta hiç kimse mükemmel değildir. Onu mükemmel kılan bizim hayranlık duygumuzdur. Aslında hepimiz aşk ve sevginin olduğu renkli bir dünyaya hasretiz.

 

Sevgilerimle

Nesrin Özlek / www.heykadin.com

Radyo Programcısı

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe