h Nesrin Özlek – HANIMEFENDİYMİŞİM… | Heykadın
 

Nesrin Özlek – HANIMEFENDİYMİŞİM…

Paylaş
 

MEĞER BEN HANIMEFENDİYMİŞİM

 

Valla hiç şaşırmayın, özellikle de zamanımız erkekleri… Sayenizde kadınlığımızı hanımefendiğimizi unutmuşuz.

Hala beyefendi olan ve kadınlara hanımefendiliğini hissettiren erkeklere sözüm yok. Ancak geçen gün yaşadığım hadise gözlerimi yaşarttı. Ben de bir kadın bir hanımefendi olduğumu hissettim.

Sen çok yaşa Abdullah amca…

Bana neredeyse unuttuğum hanımlığımı hatırlattığın için…

Metropol bir şehir olan İstanbul’da yaşıyoruz. Hergün işe gidiş-dönüş toplamda 2-3 saatleri yolda geçen benim gibi binlerce kadın var. Hem iş hem ev, evliyse eşi ve çocukları işler ve sorumluluklarımız bitmek bilmiyor. Bu kadar koşuşturmanın içerisinde saatlerce yolda ayakta yolculuğumuzda cabası…

Üzerine alınması gereken erkeklere sözüm. Bazen otobüsün neredeyse tamamı erkek, biz birkaç kadın ayakta ve gayet normalmiş gibi 1,5 saat yol gittiğimi biliyorum. Sayenizde bize hiç lütfedip yer verme gereği bile duymadığınız için kendimizi erkek gibi hissetmeye başlamışız. Hatta o kadar erkek hissediyoruz ki, yaşlı bir İNSAN, hamile bir kadın görsek hiç erkeklerden yer veren olur mu diye bakmadan (ki çoğu zaman yer verilmiyor) hemen yer veriyoruz.

Neyse bu tatsız ve üzücü hadiselerden ziyade, geçen gün beni duygulandıran Abdullah amcadan bahsetmek istiyorum.

Hayatımda bu kadar kibar, bu kadar beyefendi, bu kadar tevazu sahibi ve bu kadar centilmen bir erkek görmedim (Toplu taşıma araçlarında).

Size yaşadığım o güzel hadiseyi anlatayım. Bir gün her zaman ki gibi işten çıktım. Birinci vasıtadan ikinci vasıtaya aktarma yaptım. Üçüncü vasıtayı beklerken biraz yorgunluktan başımı kollarımın üzerine koymuş dinlenirken, yaşlı bir amca dikkatimi çekti. Belli ki gideceği otobüsün hangisi olduğunu bilmiyor. Bekleyenler de “falan numaralı otobüse binmen gerekiyor” deyip amcayı bir otobüse yönlendirdi.

Amca şoföre bir şeyler sorup, binmekten vazgeçince dikkatimi çekti. ‘Yönlendirildiği otobüs belli ki yanlış’ dedim kendi kendime…

Ondan sonra başka bir otobüse yönlendirildi. O sırada gideceği yeri duydum. Gideceği yer otobandı ve en yakın mesafe yürüme yoluyla on beş dakikaydı. Üstelik karşıdan karşıya geçmesi tehlikeliydi.

Hemen kalkıp otobüse binmek için sırada bekleyen amcaya yöneldim. “Amcacığım tam olarak nereye gideceksiniz?” Deyince, amcanın benim oturduğum sitelere gittiğini öğrendim.

“Amcacığım buyur gel otur. Benimle aynı yere gidiyorsun. Tam da gittiğin yere giden otobüs var. Bineceğin bu otobüs gittiğin yere uzak yerde duruyor.” Dedim.

 

Beli bükük elinde sefer tası başında ne fes ne takke, ikisinin arası bir başlıkla “evladım bana bu şekilde tarif ettiler. Çok teşekkür ederim” dedi. “Estağfurullah amca” dedim.

Oturduk otobüsümüzü bekliyoruz. Orada amcaya yardımcı olanlar da benim müdahalemi fark edince, “Amcanın bize verdiği yere giden otobüsleri tarif ettik. Bilseydik oradaki sitelere gideceğini söylerdik” dediler. Amca da “bana tarif edilen yerin adını size söyledim evladı” deyince ben de, “amca belli ki tarif edenler otobüs kullanmıyor” derken, otobüsümüz de geldi.

Kalktım tabi amcaya yardımcı olacağım diye sahiplenme yol gösterme duygusuyla önce onun binmesini istedim. Bu arada yaptığım hareketin, erkeklerin hanımlara yapması gereken bir davranış olduğunun farkında bile olmadan…

Ben amcaya “önden buyur amca” deyince, “olmaz evladım sen geç” dedi. Tabi ben ısrarla “amca olur mu lütfen önden buyur” deyince, yüzündeki ifadeden ben binmeden binmeyeceğini okudum. Ve otobüse binip arkalara doğru gittim. Tabi arkadan amca binince önlerden bir İNSAN yer verdi. Amcanın kullandığı cümle aynen şu “çok sağol evladım sen rahatsız olma ben arkaya hamın arkadaşımın yanına geçeceğim.” Kibarlık ve nezakete bakar mısınız?

Elinde sefer tasıyla yanıma gelince başında durduğum delikanlı amcaya yer vermek için kalktı. Ama bizim beyefendi amcamız “evladım sen otur” deyince, amca hiç olur mu? Lütfen siz buyurun desem de, “evladım bir hanımefendi yanımda ayakta duracak. Asla olmaz! Sen geç otur” derken yine yüzündeki ifadeden ben oturmadıkça asla rahat etmeyeceğini gördüm ve oturdum.

Bana bir hanım olduğumu hissettiren bu beyefendi amcaya “bari sefer tasını ver” amca dedim. Onu bile zahmet olmasın diye vermek istemedi. Elinden sefer tasını zorla da olsa alıp hayranlık ve hüzün karışımı bir duyguyla “senin gibiler kaldı mı amcacığım?” Deyince hüzünlü bir şekilde “yok evladım yok kalmadı” dedi. “Biz anne babamızdan böyle gördük böyle öğrendik. Bir hanım yanında ayakta kalacak sen oturacaksın. Hiç olur mu öyle şey!”

Aaa olmaz ama benim kibar ve centilmen amcam gel de bunu şimdiki erkeklere anlat.

Bu çok kıymetli, centilmen, ince ruhlu İNSAN olan amcamız Malatya’lı hemşehrim çıktı. Adı Abdullah. Mesleği terzilik. İstanbul beyefendisi Abdullah amca 1979 yılından beri burada yaşıyormuş.

Abdullah amcacığım saygıyla önünde eğiliyor, hürmet ve tüm içtenliğimle tüm erkekler ve benim gibi hanımlığını hatırlayan kadınlar adına ellerinden öpüyorum.

O gün eve giderken neyi fark ettim biliyor musunuz? Özellikle İstanbul’da çalışan biz kadınlar maalesef erkekleşmişiz tabiri caizse… Hem duygu, hem hal olarak! Ve bir hanımefendi gibi muamele görmenin, naif yapılı kadınların en önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu hem siz erkekler, hem de biz kadınlar unutmuşuz ne yazık ki!

Kıymetli erkekler biz ne kadar çalışıyor olsak da. Güç ve kuvvet olarak sizden daha zayıfız. Lütfen! İster çalışsın ister çalışmasın kadınlara, bir hanım gibi ince davranın. İnanın hiçbir şey kaybetmezsiniz. Çünkü onlar sizin anneniz, teyzeniz, halanız, kız kardeşiniz ve kız evlatlarınız…

Biz yaşam mücadelesi ve hedeflerimiz için koşturuyoruz, erkekleşmek için değil. Hem maddi hem de manevi güçlenmek ve kendimizi bir hanım olarak yetiştirip geliştirmek için çabalıyoruz… Bu erkeklerin kadınlara kaba davranması ve onlara erkekmiş gibi muamele etmesi normal anlamına gelmez…

Erkeklerden bu yazıdan gözlerini çevirdiğinde sadece oturup iki dakika düşünmelerini rica ediyorum.

Aranızdan bazılarının ‘o zaman siz de kadınlığınızı bilin evde oturun’ diyenlerin sesini duyar gibiyim…

Bir sonraki yazımda da ondan bahsedeceğim merak etmeyin.

Hayatta hiç kimse mükemmel değildir. Onu mükemmel kılan bizim hayranlık duygumuzdur. Aslında tüm kadınlar (annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve kız çocuklarımız) kendilerine hanım gibi davranılmasına, nezakete ve inceliğe muhtaçtır.

21.15 İETT Otobüsü ile eve giderken…

 

Sevgilerimle

Nesrin Özlek / www.heykadin.com

Radyocu

 

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe