h Naime Bekmezci İKİ YAŞ SENDROMU | Heykadın
 

Naime Bekmezci – İKİ YAŞ SENDROMU

Paylaş
 

Artık evde her şey değişiyor. Şu an ki Türkiye gibiyiz. Kimi bakanlık için kimi ise Başbakanlık için yarışıyor. Bu hükümet kurma işine ben ve eşim dâhiliz.

Ben dış işlerine bakmak için dış dünyaya çıkmak istiyorum. Artık İçişleri Bakanlığı (ev hayatı) sıktı. Çalışma Bakanlığı ilk tercihimdi. Ama eve dışarıdan bir İçİşleri tayin etmekte işime geliyor. Böylece Dış İşleri Bakanlığı olarak İstanbul’da gezmediğim yerlere giderim!

İlk kızımın gözün yükseklerde o Başbakan olmak istiyor. Hatta direk “Cumhurbaşkanı ilan edin beni rahat yatın” da dediği oluyor. Bu konu da evin Ekonomi Bakanı (Babamız) kesin tepkisini koyarak, şimdilik Kültür Bakanı olarak kültürel değerleri öğrenmesini istiyor. Bizim Ela Nas’ın ise durmaya hiç niyeti yok “artık büyüdüm iki ay sonra 2 yaşında olacağım. 2 yaş sendromu ile sizi canınızdan bezdirmeden Cumhurbaşkanı yapın” diye evde resmen terör estiriyor.

Her şeye sahip olmak istiyor. İktidarı elimizde tutabilmek için ona sunduğumuz alternatifleri seçmeyeceği şekilde sıralayıp, kendi istediğini yapıyormuş gibi görünüyoruz. Kısacası örtülü bir iktidar kurmaya çalışıyorum üzerinde.

“Ela benim uykum geldi. Ben uymaya gidiyorum”

“Benim gelmedi” (Tam söyleyemiyor ama anne olarak anlıyorum)

“İyi o zaman sen uyma. Oyuncaklarla yalnız oyna ya da oyuncakları topla. Ben uyuyorum”

Sonuç olarak yalnız oyun oynamak istemeyen Ela Nas yanımda uyuyor!

Bakanlıklardan Spor Bakanlığını kapan ise Elif Naz oluyor. İşi gücü riv riv riv!

HAYAT BİR SAHNE

Bilirsiniz her zaman büyük küçüğü ezer. Emir komuta zincirinde hareket etmek ister. Aslına bakarsanız gündelik hayat içinde herkesin karşılaştığı minik bir sahnede bizim evde oluyor. Ela Nas, Elif Naz’a ağlamaması başta olmak üzere birçok şey söylüyor. “Sus, ağlama, televizyona bakma” gibi…

Bu cümlelere anlam veremeyen Elif Naz kendisiyle konuşan biri olmasını sevincini yaşıyor ve gülüyor. Ela Nas ise kendisini dinleyen bir küçüğü olmasının, abla olmasının mutluluğu içinde yaşayıp gidiyor.

Bu küçük anekdotum her yerde karşılaşıyoruz. Aslında çocuklar bize insanların maskeleriyle gezdiği dünyada maskesiz şekilde olup biteni anlatıyor. Hareketiyle iyi bir insan olması için çalıştığım kızlarımın bu maskeli dünya içinde psikolojilerini nasıl sağlıklı tutabileceğimi ise inanın bilmiyorum.

Şimdilik gülüp eğleniyoruz.

Bu arada doğum kilolarından kurtulamayanlar içni kiloları saklamanın yöntemini açıklamak istiyorum: “Aslında aldığımı doğum kilolarını rahat veririm ama hepsinde kızlarımın anısı var. O nedenle saklıyorum!” 

 

Sevgilerimle

Naime Bekmezci / www.heykadin.com

Gazeteci

 

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe