Naime Bekmezci – DOĞURUYORUM…

naime bekmezci
Paylaş
 

NORMAL DOĞUM VE DEVLET HASTANESİ

 

Yazmanın en zor olduğu anında masadan kalkıp şöyle bir nefes almak istersin. Bir kahve alırsın ve tekrar masaya dönersin. İşte bu yazıda masadan kalkıp oturduğumuz zaman içinde geçen süreyi anlatacağım. Bu süreye bir evlilik bir bebek sığdırdım.

“Yazının bir başlangıcı olmalıydı” ne yazacağımı bilemiyordum. En sonunda olayın en başına gitmeye karar verdim. Çünkü şu an anne olmayı isteyen birçok kadın o an için okumalar yapıyor ve kendince hazırlanıyor. En çok internetten okuma yaptığım konuyu belki de “Doğuma nasıl hazırlanılır?” “Doğum hikayeleri” gibi başlıklar oluşturdu.

Öncelikle tıbbı bir durum olmadığı sürece sezaryen yaptırmayınız. Hem sizi sağlığınız hem bebeğin sağlığı için en ideal olanı normal doğumdur. Bebeğinizin ciğerlerinde ki su bu mucizevi olay sırasında boşalıyor.

“Çok sancı çekeceğim” diye düşünebilirsiniz. Bu durumda size önerim kadın tarihinde bir yolculuk yapın. Unutmayın dünyada sezaryen ya da diğer doğum yöntemler olmadan da insanlar doğum yapmışlardır. Bu tür okumalar yaptığınızda içinizi feminist bir duygu kaplıyor. Hiçbir erkeğin yapamayacağı bir güce sahip oluyorsunuz ve en önemlisi dünyaya sağlıklı bir bebek getiriyorsunuz.

Kızım ve benim birlikte başardığımız bu olaya başlamadan önce çok okudum. Pozitif olan her şeye inandım olmayanlara da “kaderinde varmış demek ki” diye kaderci bir yaklaşım sergiledim.

Doğum öncesi nefes çalışmaları doğum anında çok rahat etmenizi sağlayacaktır. En azından daha az yorulup doğumun iyi geçmesine yarayacaktır.

Kur’an-ı Kerim’den Meryem suresini okumuştum anlamı beni çok etkilemişti. Allah’ın verdiği gerçek bir mucizeyi kimseye gerek duymadan yürütülebileceğini anlamıştım.

DEVLET HASTANESİ EN İYİSİ

Yakın arkadaşım ile birlikte gittiğimiz özel hastane ve doktordan vazgeçtim. Çünkü arkadaşım benden bir ay önce sezaryenle doğum yapıp arkasından ölümden döndü. Bu konudaki ameliyatına ise 2 doktor girdi. Eğer bu durum devlet hastanesinde olsa ameliyatına kesinlikle alanında uzman profesörler girecekti.

Devlet hastanelerinden insanların sıra beklememek için kaçtığını biliyorum ama özelde daha çok sıra beklemiştim. Uzun süren araştırmadan sonra Şişli Etfal doktorlarına kızımı ve kendimi emanet ettim.

Hastanede kimseyi rahatsız etmek istemediğim için özel oda olmasını istiyordum. O da hastane yönetimin elinde olan bir şey olmadığını şansıma o gün boş ise alabileceğimi söylediler.  Biraz hüzünlendim çünkü sezaryen gibi değil ki saat ve zamanını ben değil kızım belirleyecekti.

“DOKTOR BEN DOĞURUYORUM”

Bir gün önce akşam doğum günümü kutladık. Arkadaşları yolcu ederken “yarın doğumdan sonra görüşürüz” diye şaka yaptım. Ve sabahına doğum başladı.

Bir yerde annem kahvaltı hazırlıyor diğer yerde ben nefes egzersizleri yapıyorum. “Doğum başladı” diye koşup hastanede beklemek istemiyorum. Ama korkuyorum diğer taraftan hadi kordon falan bağlanırsa diye. Yaklaşık iki saat evde nefes egzersizle gelen sancıların artmasını bekledim. Sonunda dayanamadım taksi çağırıp yakın arkadaşımla (Nurgül) yola çıktık. Sağ olsun o günkü taksici benden çok heyecan yaptı. Çağlayan trafiğinde hızlı bir şekilde hastaneye yetiştirdi.

Doktor odasına girip “ben doğuruyorum” diye iki elimle masaya dayandım ki “Sen değil ben bilirim” dedi doktor Serkan… Sonra o da benimle aynı kanıdaydı bu doğumdu!

Doğumhaneye çıkarken önceden planladığım gibi gitti her şey… Sevgili arkadaşım Nurgül telefonumla eşim başta olmak üzere araması gerekenleri sırası ile aramıştı. Yarım saatte herkes hastanedeydi. Ama ben içerde kızıma kavuşmak için bekliyordum.

Bir odada kadınlar doğum için bekliyor. Kimi ayakta kimi oturuyor doktorlar gelip kontrol ediyor. Hemşireler odada kayıtları alıyor. Bu arada hastanede alışılmış ‘ev hanımı’ yazmak meslek kısmına benim için iki kez kayıt yapmak zorunda kaldılar  ‘gazeteci’ yerine ‘ev hanımı’ yazmışlar!

Ve dokuz ay boyunca hazırladığım an geldi. Kızım geliyor! Temiz bir odaya aldılar her şey hazırdı. İki doktor kızımı kucağıma verecekleri zamana kadar başımda bekledi. Hasta bakıcılara kadar herkes çok titiz çalıştı.

Öyle devlet hastanesi pis falan da değildi gayet temizdi. Beni giydirdiler kızımı temizleyip kucağıma getirdiler. İşte kızımı kucağıma aldığım an her şey durdu. Hani filmlerde yavaş çekimdir ya her şey işte öyle bir zamandı. Her şeyi zaman unutturuyor ama o an hala dün gibi aklımda kalıyor.

Yeniden bir hayat başladı.

Şimdi bu yazıyı okuyan anne adaylarını özellikle iki tecrübemi paylaşmak istiyorum. Kesinlikle nefes egzersizli normal doğum ve devlet hastanesi…

Teşekkür ederim İstanbul Hamidiye Şişli Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi çalışanları…

Gazeteci Naime Bekmezci  / www.heykadin.com

  • Site Yorum

Bir yorum bırak