h KAVGA VE YARDIM | Heykadın
 

KAVGA VE YARDIM

Paylaş
 

Günaydın arkadaşlar. Aldığım duyumlara göre yeni yazım yoldaymış. Pek gerçeği yansıtmıyor oysaki. Düşünün, benim bile haberim yok. Yüzerken yazım paylasılır? Üzülmeyin, bu bensem yamaç paraşütü yaparken dahi, toprağa ayak basana kadar bir yazı çıkarabilirim. Hepsi sizin için. O halde bekleyemelim, dalalım derinlere, bol nefes alın nefes kontrolü önemlidir. Üç kulaç, bir nefes 🙂

Günün birinde sevgili dedem, şahsıma “evlat; yıldızları sev ama güneşin hiç eksik olmasın” derken, ne demek istediğini anlamamıştım bile, nasıl anlayabilirim ki, o dönemler misketin, matematiğin, leblebi tozunun, şıpsevdi sakızın peşindeyim. Zaman içerisinde Hz. Mevlana‘nın dizelerinin başını süsleyen “Sevgide güneş gibi ol” ve sonrasında devam eden cümleleriyle olayı şekillendirmiş bulundum, tabi kendi çapımda.

Bir insanın neyi aradığı, içinde neleri barındırdığı, bireysel bir seçimdir. Kimi maddiyatı seçer, kimi kötülüğü, kimi tutkuları, kimi iyiliği. Buradaki mesele, seçimlerimizin, yaşantımıza ve çevremize sağlamış olduğu yarar, mutluluk ve pozitifliktir. Sevgi dolu koca bir kalbe sahipsen ve bunu çevreye yansıtabilme becerisini taşıyorsan güneş sensin demektir. Güneşin özelliği, ayrım yapmadan her yere ulaşabilmesi ve insan yaşamını kolaylaştırıp mutlu edebilmesidir.

Bireyin mutluluğu yakalayıp hayatını güzelleştirebilmesi çok basittir aslında. Dağıtım ise bundan sonra başlar. Sonuçta, güneş bile bir anda meydana gelmedi, evreleri var. Ben açım diyelim ve yanımda aç birisi mevcut, benim o insanı düşünebilme olasılığım çok düşük. Ne zaman düşünebilirim tok olduğumda. Doğal olarak bireyin kendini donanımsal ve içsel olarak yeterli düzeye getirmesi gerekli. Bunu yakalayıp, sevgisel özelliklerle bütünleştirerek çevreye sunumunu yaptığı zaman olay bitmiştir.

Aldanmayın, iyilik yaptım zarar gördüm gibisinden sitem edebiyatlarına. Bizim toplumda zaten drama müthiş bir edebiyattır, yazarlar bile çileli aşklardan, hüzünlü yaşamlardan öteye geçmezler, geçemezler de alanı ve alıcısı geniş, güzel bir rant kapısı, üstelik bu tarz edebi yazıları ortaya çıkarmak da çok basit, bir malzemeye, gelişime ve üretime de ihtiyacın yok. Ciddi şekilde uyanık olmalısınız ki sarmal döngüye kapılıp kendinizi kaybetmeyesiniz.

Kişi iyilik yaptığı sürece mutludur. Kavga ve yardım arasında bir karşılaştırma yaptığımızda bunu netçe görebiliyoruz. Sen, sen ol güneş ol. Kendini ve düşüncelerini net tut, gerisi gelecektir.

Burada noktalayıp sonuçta gülelim, hadin sonuca 🙂
Ne demis yazar; çok yalnızım be moruk. Haklı valla bende çok yalnızlaştım. Sevdiklerim hep gitti. Müslüm baba, arkidişlerim, sevgilim… Annem bile hastaneye gidiyor. Oysaki ben küçücük bir bebeğim süte, ilgiye, sevgiye, çarpışan arabaya binmeye ihtiyacım var ama yok işte çok kötüsünüz 🙂 Çadırımı alıp gelsem beni de aranıza kabul eder misiniz? Çalı, çırpı toplayıp ateşte yakabiliyorum 🙂

Havuz başından hepinize selamlar, baki abide selam yolluyor. Ayrıca Afrika’da muz ağaçlarındaki sincapları da selamlıyorum. İyi bakın kendinize. Yüce timur sizi korusun 🙂

 

Sevgilerimle

Mavi Kaptan Tuna

www.heykadin.com.tr

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe