İşte Fikret Orman’ın en büyük hatası

Paylaş
 

 

Fikret Orman’ın en büyük hatası, ‘ben’ sendromundan arınmaması…

Her ne kadar bunun böyle olmadığını savunsa da görünen gerçek bu. Başkan her seferinde Süleyman Seba ekolünden geldiğini iddia etse de; ne söylemleri, ne de eylemleri onursal başkanın politikası ile maalesef bağdaşmıyor.

Seba’nın 16 yıllık yönetimi boyunca ağzından bir kez daha ‘ben’ kelimesi çıkmamıştır, oysa Fikret Orman nerede ise tüm açıklamalarında ‘ben’ kelimesini özenle ve üzerine basarak kullanmaktadır. Yönetim içinde bu nedenle ‘homurtular’ duyulmaktadır! Süleyman Seba’nın ardından Beşiktaş’a ne Serdar Bilgili, ne Yıldırım Demirören ne de Fikret Orman tek ‘tesis’ kazandırmamıştır. alayına gider-haluk-kesim

İnşası süren stat ise yıkılmış ve yerine Siyah-Beyazlı kulübün geliri ile yenisi yapılmaktadır. Bu nedenle ‘böbürlenmek’ bence gereksiz! İmzalanan anlaşmalar ile borçların azaldığı iddia edilmiş ancak olağan mali kongrede rakamların yerinde saydığı görülmüştür. Futbol takımında ‘disiplinsizlik’ alıp başını gitmiştir. Transferler, alışa gelmiş şekilde beklentilerden fazlaca uzaktadır. Maalesef görünen: Beşiktaş’ın geleceği parlak değildir!

Başkan , stadı kendisine kalkan olarak kullanıyor . Kulübün Mart 2012’den evvelini biliyordu. Maliyet ve yıllık gelir miktarı ortadayken, stadyumu, “İlla kendi kaynaklarımla yapacağım.” inadı tehlike arz etmekteydi. Bunu bile bile stadı devlete yaptırma yerine kendimiz yapmaya çalıştık. Ama yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim bu yönetim başkan kötü bir çok hataları var ama 8 senelik Demirören yönetiminden çok daha iyi başarılı.

8 senedir Beşiktaşın tüm imkanları bazı kişilere verilmiş koltukta kalabilmesi için bedava seyahatler ile sus payı verilmiş onların susması etrafı susturması ile maalesef bu kötü tablo yaratılmıştır bu tabloda Fikret Orman‘ın tek suçu yoktur. Beğenilmeyen Serdar Bilgili bunlardan çok daha iyi başarılıydı onu yollayanlar küfür edenler daha sonra yönetimlerde yer alması bu senaryonun kimler tarafından yazıldığının aslında net özeti .

Biz Türklerin yapısında var biraz sabırsız milletiz. Öyle Dortmund, Atletico modeli falan diye başlarız, fakat en ufak başarısızlıkta istifa diye bağırırız. Eğer ki yönetim bir şeyler yapmaya çabalarsa, ya da yavaş yavaşta olsa bak biz bir şeyler yapıyoruz derse biz de taraftar olarak zaten sahiplenir bağrımıza basarız. Ama en ufak bir başarısızlıkta gidip eski yönetimlere laflar sallanır, bahaneler üretilir, hemen savunmaya geçilirse taraftar da tepki koyar haklı olarak. Bir işi yaparsın, ya da yapamazsın. Yapamadığında en azından denedin canın sağolsun başkanım demesini de bilir bu taraftar. Siz taraftara bir adım gelin, biz zaten koşarız.

BU KİTABA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

Beşiktaş‘ın menfaatlerini düşünen insanların her zaman yanındadır bu taraftar. Beşiktaş‘ın büyüklüğü de saygıdeğer insanlar ve cefakâr taraftarından gelir.

1903 Cemiyeti kurucularından sevgili Haluk Kesim “Alayına Gider” isimli kitabının ilkini yazdığında kendisine bir imza günü düzenlemiştik. O kitap içinde Yıldırım Demirören dönemini eleştirmişti. Şimdi aynı kitabın ikinci bölümünde Fikret Orman’ı anlatıyor. Umarım Beşiktaş tarihine ışık tutacak bu kitap yönetimlere daha iyi işler yapabilmeleri için ışık olur.

Masis Kuyumcu

www.iskenderiyekitap.com

 

  • Site Yorum

Bir yorum bırak