Elçin Göktaş – HAYVANAT BAHÇELERİ…

Paylaş
 

ÇEVRE VE DOĞA KORUMADA GÜNÜMÜZ HAYVANAT BAHÇELERİNİN YERİ

 

Hayvanat Bahçesi denildiğinde aklımıza gelen ilk tanım; hayvanların doğal yaşam alanlarından koparılarak getirildiği ve kafesler içerisine konulduğu hayvan hapishaneleridir. Oysa günümüzde hayvanat bahçeleri, hayvanlarının ex-situ korunması(gurbette koruma) konusunda en önemli alanlardan biridir. 

Hayvanat bahçesi fikri ilk olarak, 2. yüzyılda Afrika ve Asya’da, krallar tarafından, yaşadıkları sarayların bahçelerinde kurularak ortaya çıkmıştır. Günümüze gelinceye kadar, hayvanat bahçeleri bir kralın güç gösterisinden sırasıyla, insanların canlı olarak görebilmesi pek mümkün olmayan hayvanların sergilendikleri alana ve günümüzde nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanların korunduğu günümüzde yaban hayvanlarının yaşam bulduğu bir koruma merkezi durumuna bürünmüştür.

Nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanların korunduğu alan olarak tabir edilen günümüz hayvanat bahçelerine bu canlılar doğal yaşamlarından koparılarak getirilmiyor mu? Bu hayvanlar nasıl temin ediliyor?

Günümüzden 50 yıl öncesine kadar hayvanat bahçeleri doğal yaşamdan hayvanları alıp sergilemek amacıyla tutuyorlardı. Ancak, EAZA(Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği) bünyesinde yer alan günümüz hayvanat bahçeleri doğal yaşam alanlarından hayvanları koparmadan, doğal yaşam alanında koruyan, kendi bünyesinde yer alan hayvanları çoğaltarak diğer hayvanat bahçeleriyle paylaşan böylece dünyadaki nesli tükenme tehdidini yaşayan nüfusunun artırılarak soy sürdürebilirliğini sağlamaktadır. Böylece doğal yaşamda doğan hayvan in situ koruma ile güvendeyken, hayvanat bahçesinde doğan canlı da ex situ koruma ile güvende sağlıklı bir şekilde yaşamaktadır.

Peki, günümüz hayvanat bahçelerinin koruma merkezi konumuna geçiş yapmasının temel nedeni nedir?

Günümüz dünyasında insanoğlunun oluşturmuş olduğu çevre kirliliği, küresel ısınma, doğal yaşam alanlarının daralması ve avlanma gibi olumsuz durumlar nedeniyle her 13 dakikada bir, 1 canlı türü tükenmektedir. Bu hızlı yok oluş karşısında hayvanat bahçeleri kendi bünyesindeki hayvanları doğal yaşam standartlarına uygun barınaklarda, güvende ve sağlıklı bir şekilde yaşatarak ve çoğaltarak, bu canlıların soylarının sürdürebilirliğini sağlamaktadır. Yani Nuh’un gemisi görevini üstlenmektedir. En çarpıcı örnek, Sibirya Kaplanlarıdır. Doğal yaşam alanlarında 350 üreyebilen bireyden az kalan Sibirya Kaplanlarının sayısı, hayvanat bahçelerinde koruma altında olan bireyler eklenince 1200’lere kadar ulaşmaktadır.

Hayvanat bahçelerinde hayvanlar için yapılan barınaklar hazırlanırken hangi şartlar göz önünde bulunduruluyor?

Hayvanat bahçeleri son 50 yıl içerisinde yaşadığı değişim doğrultusunda barınaklar inşa edilirken öncelikli olarak hayvanın doğal yaşam ortamında günün %90’lık kısmını geçirdiği ölçü baz alınarak projelendiriliyor. Proje EAZA tarafından onaylandıktan sonra herhangi bir hayvanat bahçesinde sayı olarak fazla olan hayvan barınak şartlarını oluşturan hayvanat bahçesine gönderilir. Hayvan için ücret ödenmez. Burada amaç dünya geleninde tür sayısını artırmak bunu gerçekleştirirken de hayvana daha iyi bakım koşulları sağlamaktır.

Ayrıca barınaklar, hayvanların doğal yaşam alanını saran bitki örtüsü, toprak cinsi göz önünde bulundurularak inşa edilir.

Ex Situ Koruma Nedir?

Gen kaynaklarının doğal habitatları dışında korunması durumudur. Bitki ve hayvanların doğal yaşam ortamlarından alınarak botanik bahçesi ve hayvanat bahçesi gibi ortamlarda tutulmasıdır. Tehlikede olan türlerden hayatta kalabilen birkaç birey yaban ortamlarından alınır ve sayılarını çoğaltabilmek için korunmuş bir çevrede yavruları ile birlikte bakılırlar. Nesli tükenme tehlikesi olan türler bu şekilde korunup yaşatılabilirler.

In Situ Koruma Nedir?

Türlerin kendi ekosistemlerinde korunmaları, yaşamlarını sürdürebilmek için doğal çevreye bağımlı olduklarını kabul eden bir yaklaşımdır. Türkiye’de 1950’li yıllarından beri Milli Parklar, Tabiatı Koruma Alanları, Tabiat Parkları, Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları, Özel Çevre Koruma Bölgeleri, Doğal Sitler, Doğal Varlıklar, Gen Koruma ve Yönetim alanları (GEKYA) gibi in-situ programları yürütülmektedir. Çeşitli statülerde korunan alanların ülke yüzölçümüne oranı 2000 yılından sonra %4’den yaklaşık %6’ya yükselmiştir.

Günümüz hayvanat bahçeleri ex situ koruma gerçekleştiren, in situ koruma projelerini destekleyen kurumlardır.

Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı, 18 yıldır EAZA tam üyesi olan, ex situ ve in situ koruma gerçekleştiren, hazırladığı eğitim içerikleri ve etkinlikler ile bu çalışmaları özelliklere çocuklara aktararak toplumsal doğa ve çevre koruma bilinci oluşturmayı amaç edinen, ‘’Doğa ve çevreyle dost, hayvan ve bitkileri seven, koruyan bir dünya’’ vizyonu ile doğayı kucaklayan bir kurumdur.

 

Sevgilerimle

Elçin Göktaş  / www.heykadin.com

Veteriner Hekim

 

  • Site Yorum

Bir yorum bırak