h Çocuklar tiyatroya neden götürülmeli? | Heykadın
 

Dilek Ufuk – ÇOCUKLAR TİYATROYA NEDEN GÖTÜRÜLMELİ?

Paylaş
 

Siz kaç yaşında tiyatroya gittiniz?

 

Bu hafta sizlerle kızımla yaşadığım çok keyifli bir tecrübemi paylaşmak istedim.

Geçenlerde 3 yaşındaki kızımı ilk kez tiyatroya götürdüm. O,  tiyatro sahnesindeki oyunu nefes nefese izlerken ben düşündüm… İlk kez kaç yaşında tiyatroya gitmiştim acaba? Yıllardır televizyon ve sinemanın etkisindeki bizler ne kaçırdığımızın farkında mıydık?

İlk kez tiyatroyu görecek olan küçük kızımın tepkisini merak ederek biraz da tedirgin girdik salona. Salonda küçük hanım ve küçük beyler yerlerine oturmuş, kimisinin heyecanı çeneye vurmuş; kimi ise sessizce dev perdeyi izliyordu.

Bizde koltuğumuzu bulup, bizim küçük hanımla usulca yerimize oturduk. Kızım önce çevresini inceleyip keşfetmeye çalıştı. Tüm olacakları ona önceden anlatmama rağmen; “Biz neredeyiz? Bu çocuklar neden yerlerinde duramıyor? Bu dev kırmızı perdenin arkasında ne var acaba? Birazdan nelerle karşılaşacağım?” der gibi ürkek gözleriyle bana bakıyordu.

…Ve o dev kırmızı perde yavaşça açıldı.

O, sahnedeki eğlenceli oyunu izlerken ben ise kızımı izledim.

Karanlık sahnede aniden ışık ve oyuncular belirince bir anda uzanan eliyle kolumu tuttu.

İlk anlarda biraz korktu diyebilirim. Oyununun ilerleyen saatlerinde oyuncuların ara sıra sahneden çocuklara dönerek sorular sorması ve çocukların hep bir ağızdan oyuna katılmalarıyla tiyatro çocuklar için daha keyifli bir hal aldı.

Aradan çok zaman geçmeden kızımın bana korkuyla uzanan o elini nasıl bıraktığını kendi bile fark etmeden, sahnede bir oyuncu da oymuş gibi, yaşayarak, heyecanla, gözleri parlayarak; yan koltukta oturan şirin arkadaşıyla arada kritikler yaparak, büyük keyif ve kahkahalarla oyuna kendini öyle bir kaptırdı ki ben bile bu haline inanamadım.

O anda çocuk için tiyatronun ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha anladım. Başta elimi kolumu sıkı sıkı tutan o çocuk ile tiyatro bittikten sonra ki çocuk arasındaki fark apaçık ortadaydı. Yaş grubundaki çocuklarla dolu salondan çıkarken daha rahat, daha özgüvenli ve kendini daha iyi ifade eden bir çocuk oluverdi kızım.

Çevresindeki çocuklarla iletişime geçti ve o gülen gül yüzüyle anne sonra buraya yine gelelim olur mu ?” dedi.

Ben de bir o kadar mutlu Tabii ki inşallah” dedim.

Bir annenin en büyük dileği evladının mutlu olmasıdır. Anne olunca daha iyi anlarsın kızım derdi annem. Annemi şimdi çok daha iyi anlıyorum.

Ebeveynlere tavsiyem; çocuklarınıza subliminal mesajlarla dolu(!)  çizgi filmleri izlettirmek yerine; onları fırsat buldukça tiyatroya götürün.

Farkı siz de anlayacaksınız.

Tekrar görüşmek üzere.

 

Sevgiyle kalın,

Dilek Ufuk / www.heykadin.com.tr

Gazeteci

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe