h BUGÜN VAR AMA | Heykadın
 

BUGÜN VAR AMA…

Paylaş
 

İçimizdeki güneş aslında her an her yerde bizimle. Bunun için sadece hissetmeyi denemeli ve üzerinde uzun uzun düşünmeliyiz. İnsan karanlığını aydınlığa elbette çevirebilir. Her karanlığın arkasında bir aydınlık olduğunu büyüklerimiz her zaman söyler; bunu unutmamak gerek.

Yağmurlu ve bulutlu bir günü güneş varmış gibi yaşayabiliriz. Düşüncelerimizi öncelikle buna yoğunlaştırmalı ve enerjimizi üzerinde toplayarak hislerimizi keşfetmeye başlayabiliriz. “İlle de güneşli mi olmalı bu hayat?” diyenleri duyar gibiyim. Elbette her günümüz güneşli geçmiyor, geçmez de. Lakin bizler güneşin yaydığı o sıcak enerjiyle kendimizi daha iyi hissederiz. Aslında bulutlu bir günü de sevebilmeli, karanlığa inat dünyamızı aydınlatmayı deneyebilmeliyiz. Denerken de hiçbir şey kolayca anlaşılamıyor çünkü.

Evet, şu an güneşim benimle. Gözlerim kamaşıyor bakarken, gözlerimi ovuşturup, umutsuz korkularımı siliyorum akarken. Akmalı ki tertemiz, berrak umut dolu hedeflere yer açabilsin. İyiliğe açılan her yerin, tertemiz hayallerle dolup, umuta büyümesini izlemeli insan.

Gözüm doluyor ürkek bakışlarla. İzlerken yarınlarımı hayal ediyorum. Kendi kendime “acaba yarın var mı?” diye soruyorum. Derin bir sessizlik beliriyor hemen içimde. Rüzgarın sesi “bugün var ama” dercesine fısıldıyor tiz bir sesle. O halde rüzgara kulak vermek gerekmiyor mu ki? Nasıl olsa her rüzgar savuracak bir toz zerresini bulmuyor mu? O halde yüreğimizin kanatlarını açıp, ruhumuzu rüzgarla buluşturmak gerekmez mi?

Birçok duygu içinde kocaman derinlikler gizliyor. İnce belli bardakta bir sahil kenarında çayınızı yudumladığınızı düşünün. Bir tarafınızda bulutla bir hava, diğer tarafınızda gözlerinizi ovuşturan güneşli sımsıcak bir hava. O an her dert ve duygunuz, içtiğiniz bardakta daha bir başka demleniyor. Kendinizi iyi de kötü de hissetseniz neticede halen nefes aldığınızı düşünüyorsunuz. O halde her renk ve duygu insan için değil midir ki? Niye dünya için bu kadar kendimizi paralıyoruz ki?

Şimdi kendinize temiz bir sayfa açıp, neleri istediğinizi neleri istemediğinizi yazın. Üzerinde çok fazla düşünmeyin. Hayat öyle veya böyle bir şekilde akıp gidiyor. Geçen her anın kıymetini bilerek yaşamalı, içtiğimiz çayın her yudumunu daha bir aşkla içimize çekmeliyiz.

Evet, uzaklara bakınca zaman zaman dalıp gidiyoruz. Yorulduğumuzu, artık yürümeye bile gücümüzün kalmadığını düşünübiliyoruz ama bunlar sadece düşüncede kalmalı. Sevgi kadar nefretin, iyilik kadar kötülüğün de olduğunu unutmadan her fırsatta iyiliğe yer açmalıyız. İyi şeyler düşünürsek iyilikleri çekeceğimizi, kötü şeyler düşünürsek kötü birçok olumsuzluğa sürükleneceğimizi aklımızın bir ucundan çıkarmamalıyız.

Öyle çok fazla düşünmeye gerek yok. O halde harekete geçme zamanı.

 

 

Severek Ölelim

 

Hamit ETEEVRANS 

Yayın Yönetmeni

 

www.heykadin.com.tr

www.hamiteteevrans.com

facebook.com/HamitEteevrans

twitter.com/HamitEteevrans

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe