h Beyza Yanık - EŞİTSİZ EŞİTLİK | Heykadın
 

Beyza Yanık – EŞİTSİZ EŞİTLİK

Paylaş
 

 

Geçenlerde internette dolaşırken sitenin birinde denk geldiğim şu hikayeyi dikkatlice okuyun. Hatta sesli okuyun, çevrenizdekiler de duysun. Hikaye bittiğinde, yani yazının ortasında durun ve çevrenizdekilerin fikrini alın; cevabı bilen olacak mı acaba?

“Adam oğlunu arabasıyla okula götürüyor. Yolda bir kaza oluyor ve baba ölüyor. Çocuk ağır yaralı. Ambulans geliyor. Çocuğu hastaneye kaldırıyorlar. Çocuğun hemen ameliyat olması gerekiyor. Ameliyat masasına yatırıyorlar. Çok geçmeden cerrah içeri giriyor ve çocuğu görür görmez,

-Ben bu çocuğu ameliyat edemem, diyor. Bu benim oğlum…

Acıklı öykümüz bitti. Ne olup bitiyor?

Çocuğun iki babası mı var? Hayır, çocuğun iki babası yok…

Babalardan biri üvey mi? Hayır…

Cerrahın oğlu yaralanan çocuğa çok mu benziyor? Hayır…

Yanıt son derece doğal.

Beynimizin nasıl kalıplara girdiğine çok güzel bir örnektir bu bilmece. Beynimiz öylesine kalıplaşmış ki, cerrahın kadın olabileceğini, yani çocuğun annesi olabileceğini düşünemiyoruz bile.

Kadın-erkek eşitliğinden yana olabiliriz ama eşitsizlik biz ayrımına varmadan beynimize işlemiş.”Arkadaşım hikayeyi okuduğunda gerçekten bir bilmece var sandım. Kadının kocasını aldatabileceği düşüncesi bile aklıma gelirken; aynı kadının cerrah olabileceği, yaralanan çocuğun annesi olabileceği aklıma gelmedi, bir çoğumuzun aklına gelmediği gibi…

Hikaye okunurken yanımızda doktor adayı da bir arkadaşımız vardı, tahmin edebileceğiniz gibi ‘erkek değil’di. Ve o bile hikayenin sonunu tahmin edemedi. Bilmece hikayede değil, aslında beynimizdeymiş.

Bu hikayeyi ilk duyduğumda gerçekten çok şaşırdım, zihminin gerisindeki oyun gün yüzüne çıktı. Aslında biz istemeden de olsa birtakım ayrıcalıkları beynimizde yaratıyormuşuz, birtakım gruplara belli insanları oturtuyormuşuz; yani bu aslında sadece bu hikayede olan bir şey değil.

Çoğumuzun aklına mühendis deyince ‘erkek mühendis’ gelmez mi? Toplumumuz, düşüncelerimiz ya da kalıplarımız gereği marangozluk, esnaflık, tesisatçılık gibi mesleklerde halihazırda var olan bu ayrım, ne yazık ki eğitimini alan herkesin yapabileceği ‘doktorluk, mimarlık, savcılık, yöneticilik’ gibi mesleklerde de kendini gösteriyor.

Tıpkı ‘kadın bir taksici’ görmek gibi bize bazen tuhaf gelebiliyor. Halbuki çoğu aşçının erkek olması, erkek terzilerin de olması alışık olduğumuz bir durum. Ama iş ‘kadın’a gelince, mecliste bile gördüğümüzde şaşırabiliyoruz. Hikayeyi okuyun ve beyninizin size yaptığı yanlış algıyı fark edin.

‘Eşitlik kavramı’nızı kesinlikle sorgulayacağınıza eminim.

 

Sevgilerimle

Beyza Yanık / www.heykadin.com

Hukukçu

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe