Bedriye Hülya – ENGELLERİ KALDIRALIM

Paylaş
 

 

Bugün “ben” olmayı bırakıp “biz” olma bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini bize yeniden hatırlatan bir gün.

Bugün, 1992 yılından bu yana Birleşmiş Milletlerin desteğiyle Dünya Engelliler Günü.

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i engelli ki bu da yaklaşık 1 milyardan fazla kişi demek oluyor. Bu sayıyı azımsamayı bir kenara bırakıp çok daha fazla önem vermemiz gerektiği aşikâr.

Size kendimden örnek vermek isterim.

16 yaşlarındayken büyük bir trafik kazası geçirdim. Öleceğimi düşündüler ama ölmedim. İki sene boyunca toparlanmak için pek çok ameliyatlar oldum ve bu seneler boyunca koltuk değnekleri ile yürümeye çalıştım. Bu uzun ve zor süreçlerde hareket kabiliyetimi düşünerek seçimler yapmak durumunda kaldım ve hayatım bu yönde ilerledi. Başka bir okulda farklı eğitimler almak istememe rağmen okulun yapısı bakımından elverişli olmaması sebebiyle bambaşka tercihler yapmak zorunda kalmam bunlardan ilkiydi. Maalesef engelli oldukları için değil, engellendikleri için pek çok arkadaşımızın da hayatının akışı değişiyor.

Kimi doğuştan kimi sonradan kazanılan bu engeller aslında sadece görünürde.

Daha çok dinler, isteklerini ve taleplerini anlar, bu bilinçle hareket edersek aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kavrayabiliriz.

Bununla ilgili şehir planlamalarında yavaş yavaş dikkat edilmeye başlandı fakat elbette yetersiz seviyede. İşte bu nokta “ben”’den vazgeçip “biz”’i düşünmeye başladığımızda eksikleri, yanlış uygulamaları daha kolay gözlemleyebiliriz ve onların çözümlenmesi için gerekli yetkili mercilerle iş birliği yapabiliriz.

Zaman; “Bu işi ben yapabiliyorum ama engelli bir arkadaşım da yapabilir mi?” sorusunu kendine sorup cevaba göre aksiyona geçme zamanı.

Size bununla ilgili başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum: Her gün işe gidiş yolumun üzerinde olan haddinden yüksek bir kaldırım dikkatimi çekiyordu. Her o kaldırıma geldiğimde kaldırıma çıkmakta zorlanıyor, kendimi arabaların son sürat gittiği yoldan yürümek zorunda hissediyordum ki bu daha da tedirgin edici. Dedim ki kendi kendime, evet Bedriye bir yerden başlamak lazım.

kadikoy-engelli-rampa

Sınırları içerisinde olduğum için Kadıköy Belediyesi’nin Fen İşleri Müdürlüğü ile irtibata geçtim. Hem yazılı hem sözlü olarak ilettiğim talebi dikkatle incelediler ve bilirkişi ile tespitlerini yaptılar. En kısa sürede ilgilenecekleri bildirdiler. Fakat elbette, takip iyidir. Asistanım Elif ile beraber belirli aralıklarla müdürlüğü tekrar tekrar aradık ve onlar da sürecin hangi aşamasında olunduğuyla ilgili bizi bilgilendirdiler. 5 ayın sonunda o korkunç kaldırım artık olması gerektiği gibi rampalı oldu. Yanda son halinin fotoğrafını görebilirsiniz. İnanın, bu küçük gibi görünen emek bile aslında çok önemli. 

Peki, başka neler yapabiliriz? Öncelikle, eminim siz yapmıyorsunuzdur ama başkasını gözlemlerseniz lütfen ikaz edin ve araçlarıyla engelliler için hazırlanmış yerleri işgal etmemelerini sağlayın. Çünkü kimse engelli değil, sadece bilinçsiz düşünme sebebiyle engelleniyorlar.

Aslında yapılacak pek çok aktivite ve fikir, bunları yapan kuruluşlar da mevcut. Onlarla da daha çok irtibatta olup gönüllü olarak çalışmalıyız.

Unutmayalım ki, üstadın da dediği gibi; bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamalıyız.

 

Sevgilerimle

Bedriye HÜLYA – www.heykadin.com 

b-fit Kurucusu

  • Site Yorum

Bir yorum bırak