h Ayça Akın - NASIL ELEŞTİRMELİYİZ? | Heykadın
 

Ayça Akın – NASIL ELEŞTİRMELİYİZ?

Paylaş
 

 

Yazar olmanın en keyifli yanlarından biri nedir bilir misiniz? Yazınızı yazarsınız, fikirlerinizi aktarırsınız, sizi ya takdir ederler ya da yerden yere vururlar. Bu benim için çok keyifli bir yolculuk. Her insan bir renktir bana göre ve ben bu renkleri keşfetmeyi, insanlara bazen ters köşe yaparak bazen de damarlarına basarak, çeşitli şekilde gizli kalmış ya da gizli tuttukları derinliklerine inerek renklerini ortaya çıkarmaya bayılıyorum.

Farklı fikirlere şahit olmak insanı geliştiren en büyük araçtır.

Belki biz yazarlar, mesleğimiz gereği her türlü fikre, düşünceye, eleştiriye açığız fakat bunu toplum bazında değerlendirdiğimizde çok farklı durumlarla karşılaşabiliyoruz.

Öncelikle “eleştiri” dediğimizde ne anlıyoruz? Bunu bir konuşalım.

Eleştirinin gerçek anlamı; bir kişi, bir eser ya da bir konu hakkında doğru ve yanlışları göstermek amacıyla yazılan kısa metinler, söylenen sözlerdir.

Çok güzel.

Peki, kaçımız eleştiriyi gerçek amacıyla daha doğrusu iyi niyetiyle yapıyor?

Eleştirmiş olmak için eleştirmek, gerçek amacı doğrultusunda yapıcı eleştirmek…

Sizce toplumuzda “eleştiri” hangi amaçla kullanıyor?

Malesef eleştirmeyi ve eleştiriyi bir çoğumuz karşımızda ki insanı küçük düşürmek, onu ezmek hatta eleştiri adı altında aşağılamak amacıyla kullanıyor.

Ben bunu kendimce şöyle ifade ediyorum;

“Fırsat bu fırsat, saldır anasını satayım”

Peki neden?

Sözüm karşımızdakinin kendisini daha da geliştirmesi için yani tamamiyle iyi niyetle yapıcı eleştiri yapanlara değil, hoş  gerçi bu bana göre eleştiri de değil “öğüt”tür aslında.

Sözüm eleştirmiş olmak için art niyetle eleştirenlere;

Bir konuya, esere, duruma vs.sırf eleştirmiş olmak için eleştiri yapıyorsanız o konu, o eser,o  durum vs.sizin yaranıza fena halde dokunmuş demektir. Biri ya da bir şey sizin egonuzu ciddi boyutta sarsmış hatta kendinize bile itiraf edemediklerinizi, zayıflıklarınızı, yetersizliklerinizi, görmek istemediklerinizi sizin gözünüze sokmuş demektir.

Akıllarınca “eleştiri” adı altında laf soktuğunu sanıp bundan muhteşem bir haz alanlar kendilerini kandırdıklarını, komik duruma düştüklerini ne zaman anlayacaklar merak ediyorum.

Eleştiri adı altına laf sokmak…

Dürüstlük adı altında aşağılamak…

Bireylerin kendi egolarını tatmin etmeleri için başvurdukları komedi oyunları.

Bu duruma bu tarz eleştirilere maruz kalanlar açısından baktığımızda daha da vahim durumlar çıkıyor ortaya.  Özellikle de biz kadınlarda vahim durumlara erkeklere oranla daha fazla rastlıyoruz.

Eleştiri kimi insanlarda kamçılayıcı olabilirken, kimi insanlarda ise özgüveni düşüren bir şey olabiliyor.

“Ne yani, ben başarısız mıyım? Evet, evet demek ki ben başarısızım”

Unutmayın; genelde insanlar kendi doğrusunu, kendi inandığını, kendi zihni ne ile doluysa onu savunur. Objektif olmayı ve yapıcı eleştiri yapabilmeyi başarabilenler azdır çünkü eleştiri yapabilmek zihinsel ve ruhsal olgunluk gerektirir.

Her zaman kendi düşünceleriniz olsun. Başkalarının aklını dinleyin ama kararı kendi her zaman kendi aklınızla verin.

 

Sevgilerimle

Ayça Akın / www.heykadin.com.tr

Danışman – Yazar

 

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe