h Doğum sonrası cinsel paradigma | Heykadın
 

Ayça Akın – DOĞUM SONRASI CİNSEL PARADİGMAMIZ

Paylaş
 

Geçen gün bir arkadaşımın “Ayça, eğitimli bir kadın sevgilisinin şiddetine neden sessiz kalır, eşi demiyorum, sevgilisi diyorum” sorusu ve az önce okuduğum blog yazısı ve yorumları bana “biz kadınlar bu kadar mı akıl tutulması” yaşıyoruz sorusunu sordurttu.

Gerek dostlarımla yaptığım sohbetlerde, gerekse danışanlarımdan gelen soruların ortak bir noktası var. Acı çeken ve bir şeyleri oldurmaya çalışan hep kadın.

İtiraf etmeliyim ki zamanında ben de bu durumu yaşadım. Bir şeyleri oldurmaya çalıştım, oldurmaya çalıştıkça canımı yaktım, artık yapmıyorum!

Biz kadınlar genelde erkekleri suçlarız ya… Hiç bir insan yüzde 100 suçlu değildir.

Akıl ya da ruh hastası değilseniz, hiç bir olay tek taraflı değildir, fakat tek taraflı yargılamakta doğru bir yaklaşım değildir.

Hadi diyelim erkekler odun, hadi diyelim erkeklerin tek derdi cinsellik, hadi diyelim erkekler şöyle, erkekler böyle.

Peki, biz kadınlar da hiç mi sorun yok? Var hanımlar!

Bu gerçekle yüzleşmediğimiz, aynayı kendimize çevirme cesaretini göstermediğimiz için kırılıyor, inciniyor, acı çekiyor hatta kimimiz terkediliyor.

Bugün şöyle bir duruma şahit oldum; hatun kişi evli, doğum yapmış haliyle fiziksel bazı değişimleri olmuş, kilo almış. Eşi kendisiyle 9 aydır birlikte olmuyormuş ve hatun kişiye kilo aldığı için onu arzulamadığını söylemiş. Hatun kişi çare arıyor. Düşünün, çareyi sosyal bir blog’ta arıyor.

Hemcinslerimin yorumlarıyla verdikleri akıllar akla zarar. Krem kullan, seksi ol ( kıyafet önerileri bile var) spor, diyet, stratejiler vs. Erkek yorumcuların birçoğu adamın yanlış davrandığını belirtirken, benim hemcinslerim strateji peşinde, ambalajı düzeltme çabasında.

Sağlık için tabi ki bir takım şeyler elbette ki şart, hepimiz için geçerli ama bu sadece karşımda ki erkek benimle olsun, hayatımda kalsın diye yapılıyorsa burada sorgulanması ya da suçlanması gereken tek kişi erkek değil.

Yazımın başında da belirtmiş olduğum arkadaşımın sorusu; eğitimli bir kadın henüz “sevgili” statüsünde olan bir erkeğin şiddetini neden çeker”? Buna izin veren kadın değil midir?

Neden?

Çünkü korkuyoruz.

Çünkü özgüvenimiz yok.

Çünkü “erkektir yapar” mantığı hücrelerimize işlemiş.

Çünkü şiddeti sevgi, kıskanmayı sahiplenme sanıyoruz.

Çünkü yalnız kalmaktan korkuyoruz.

Çünkü ses çıkarmazsak, karşımızda ki erkeği mutlu edersek “vazgeçilmez kadın” olacağımızı sanıyoruz.

Çünkü “bak bu kadın benim her şeyime katlandı” demelerini istiyoruz böylelikle “ ben iyi kızım, kıymet bilmeyen o” diyebileceğiz.

Bu kadar mı özgüven yitirdik hanımlar? Bu kadar mı sardı yalnızlık korkusu?

Şayet hayatınızdaki erkek sizin kullanacağınız kremler sonucu hayatınızda kalacaksa, o adamı hayatınızdan çıkarmanın vakti gelmemiş midir sizce? Kremlere, kıyafetlere vb. şeylere paralar yatırıp sırf hayatımda olsun diye ambalajı değiştirerek kendinizi sunmak ya da şiddete boyun eğmek, bir takım şeylere kendi elinizle çıkardığınız davetiyedir.

Aynayı kendinize de çevirebilmeniz dileğiyle…

 

Sevgilerimle

Ayça Akın / www.heykadin.com.tr

Danışman – Yazar

Close
HEYKADIN SOSYAL MEDYADA
Aşağıdaki sosyal medya ağlarından Heykadın'ı takip edebilirsiniz.
Social PopUP by SumoMe